Yürüyorum…

Boşluklardan tutunarak ışıksız masmavi karanlıklar içerisinde derinliklere yürüyorum.

Cam kırıkları ve taze kan kokusu bürürken dört bir tarafımı

Korkuyla çaresizlik arası soluğumun sıcaklığını hissediyorum.

Telaşa kapılmadan,

Koskoca dağları adımlayarak,

Yorgun suların karnını yararak,

Üzgün yüzlerin arkasından el sallayarak,

Bilmediğim diyarın türküsünü çağırarak,

Öyle yapayalnız yürüyorum…

Bilmiyorum neden burdayım, neresi bura diyorum içimden…

Kendi kendime söyleniyorum

Hafif cesaret geliyor bağırmaklı oluyorum

Sesimin yankısı sesimi geçince hemen susuyorum…

Tekrardan yürüyorum…

Kaygıyı da korkuma yakıştıramıyorum…

Durmadan, nefeslenmeden az ötede bir tanış bulma ümidiyle yürüyorum

Görmezden gelmeye çalııyorum tanımadığım bu alemi…

Yapamıyorum…

Yalnızlığım hemen hissettiriyor kendini

Öyle çaresiz ve korku içinde Karanlıklara gömülürken yalnızlığım ve varlığım

Sabah ışığı aydınlatıyor penceremi

Sıkı sıkı sıktığım dişlerimden

Oh be rüyaymış diyerek uyanıyorum…

 

Bu şiirin telif hakkı yazarın (Ahmet KİRAZ) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

0 votes
Bu yazı Ahmet Kiraz, Denemeler ve Hikayeler kategorisine gönderilmiş ve ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.