
Bir kadının çığlık sesi,
Duvarda tırnak izleri,
Fikirlerim jilet gibi,
Ben farklı bir hızdayım sanki.
Havada çürümüş ceset kokan, soluklarım
Ben yaşamayan bir dünyadayım.
Her yerde insan kanları,
Ben ölümsüzlüğe mahkum bir cellatım!
Buralar yangın içinde,
Bıçağımın iki yüzü de bambaşka bir keskinlikte.
Tecavüzcüler tacizciler,hepsi bir oyun peşinde
Bir vahşet tablosu dolaşıyor her yer de.
Etrafımda paranoyak paronayak bakan ,
Başımda zebaniler var ,cehennemde yaşayan;
Kömürleşmiş kalpleri var ,kimseyi anlamayan.
Sen meleksin ben şeytan;
Kanatların sığınak olmuş,şeytanların tövbesinde;
İnan bana değmez,onlar için af dilemeye,
Benim korkulu rüyam ,bir parodi oluşturmam senin etkinde;
Bütün kötülüğümün ardından , kurtarılmak istedim; ben de oluşturduğun , saf sevgin sayesinde!
Tıpkı bir dostla düşmanın arasındaki zıt çekim gibi,mesafelerin boyunu aştım,
Geri dönmem için huzuruna,dua ettim tanrıya.
O zamangüller kokan bir masumluğun içinde ki o sevdayla…”
Rabia DİBİC





