AHLAK MI? SEKMESİ BOL BİR SAYFA…


Ahlak nedir?
-Fayda mıdır?
-İyi midir?
-Kötü müdür?
-Toplum mudur yoksa?
-Haz mıdır?
-Mutluluk mudur?

Hani şu felsefesi olan. Üzerine düşünürlerin akıl yordukları, yoruma yorum, tanıma tanım, tepkiye tepki koydukları ahlaktan bahsediyorum.

Etik değerlerimizin, eylemlerimizin, doğrularımızın, yanlışlarımızın temelini sorgulayan. Yaptıklarımızda, sıfata çıkardıklarımızda, özgürlüğümüzü vicdani boyutta irdeleyen, Kant’ın ödev ahlakındaki “ ödev iyiyi ister, gerçekleşip gerçekleşmemesi önemli değildir” deki ahlak evet.

İyi nedir peki?
-Bu iyi kimin iyisidir?
-Benim mi?
-Onun mu?
-Henüz üç yaşında olan kızımızın iyisi mi?
-Yoksa tüm çıplaklığı ile insanlıktan kaçan ‘tanım veremiyorum’un iyisi midir? Bir kazan belki bir derya içinde, kendine çıkardığı, çay kaşığının ucuyla haz ahlakı olmalı. –ki bu egoizmi- varsa şayet, evrensel bir ahlak yasasına uyduran başka tanım bulunamaz.

İnsandır tüm değerlerin anlamını var kılan. Kelimeler, değerler, tanımlar insanla oluşur. Adlar buluruz, elbiseler giydiririz, süsleriz hal ve hareketlerimizi. Boyarız bin bir renge, en özgün haliyle sunmak isteriz meydanlara, caddelere, duvarlara. Herkes kendi duvarında bunları yaşatsa gerek kalır mı bu denli çığlıklara?

Kendini bilmeli insan, herkesi kendinde bulmalı , ama bir o kadar da ayrılmalı herkesten. Kendi duvarını kendi boyamalı, tüm renklerin üzerine vicdanı yazmalı en belirgin yazıyı. Bana görelerle ona görelerle şekillenmemeli bir insanın hayatı, yaşadıkları. Yaptıkları ya da yapamadıklarıyla değerlendirilmemeli, mahşer gününden evvel kıyameti bir insanca koparılmamalı.. Bir insansa insanın muhatabı, insan olarak ölçülüp tartılmalı. İnsanın hamurunda ne olduğuna bakılmalı; özündeki toprağa, suya, emeğe…

Hepimiz de her şey mevcut. İnsan, duvarının arkasına sakladığı değerleri gün yüzüne çıkarmalı, bu değerleri önce gözlerine sonra sözlerine asmalı. Asmalı ki insana insan olarak bakmayı öğrenelim. Gibilerle, benzetmelerle insan değil. Özde sözde birde İNSAN olmayı gösterebilelim ama önce kendimize.

Yaşadığımız ve önlemi alınmazsa yaşanması muhtemel olan bu ahlaki depremlerimizden sağ çıkabilmemizin yegane kurtuluşudur insan. Enkaz altı hisler, çürümüş ruhlar ve yozlaşmış zihinlerdeki örümcek ağlarını temizleyip vicdan kapılarını aralamak insani değerlere ulaşmanın ilk adımı olabilir.

Kübra CANBAZ




0 votes
Bu yazı Denemeler ve Hikayeler kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.