Bir kitapta okumuştum; “vedalar öyle lüks şeylerdir ki bazı insanlar tüm ömürleri boyunca onların hasretini çekerler” demişti. Şimdi dönüp kendi vedalarıma bakıyorum. Kalbim vedalarla dolu eski bir konak adeta ve her veda bu konakta bir oda… Her giden kendine ait olanları bu odalardaki sandıklara bırakıp gider.
Her sandığın kilidi elimde… Ancak ne kadar istesemde çoğunu kilitleyemem. Zaman zaman açarım odaların kapılarını kimisinde tatlı bir meltem kimisinde kesif bir küf kokusu… Her oda her sandık ayrı bir kıymettedir benim için, gider otururum başlarına belki dakikalarca belki günlerce kalırım orda…
Artık biliyorum da hangi vedam hangi odayı kendine mesken tutar. Her daim vaktinin geldiğini bilmediğim yahut bilmek istemediğim vedalar yerleşir en büyük odaların en büyük sandıklarına. En çok o odalara olur ziyaretlerim. Kapılarını açmamla konağın içini tatlı bir meltem alır. En çok o sandıkların başında kalır en çok onlarla hasbihal ederim. Çünkü vakitsiz vedalar geride pek çok eksik bırakır; yarım kalmış sohbetler, hiç demlenememiş çaylar, ele dahi alınamamış cezveler…
Konağın bazı odaları ise vakti gelmiş vedalara aittir. Onlar odalarını sessizce seçip yerleşirler sandıklarına. Aklım ve kalbim bunlar için harbe girmez, gözlerim yağmurlar indirmez. Bilirler çünkü veda olmasa ızdırap olacaktır. Bu odaları diğerleri kadar sık ziyaret etmem hatta kilidi de üzerindedir pek çok sandığın. Yaşanmışlığı çoktur. Hasbihalleri edilmiş, demlenen çayları son bardağa kadar içilmiş, kahvelerin hatrı nice kırk yıllara erişmiştir.
Kalbim vedalarla dolu bir eski konak ve ben zamanın sahibine tâbi yorgun bir bekçi… Kendime kızmalar darılmalar nafile… Ne ben bu vedalara durduracak kuvvetteyim ne bu vedalar zamandan ve mekandan müstesna… Kalbim yine birilerini ve bir şeyleri sevecek, sevdi mi bağlanacak, bağlandı mı alışacak… Ve her biri vakti geldiğinde kendine bir oda seçip sandığına yerleşecek…
Edeviye BEKLEVİÇ
@bayanpembegozluk







KALBİMİN ODALARI… için 2 cevap