Tarifsiz Tarifler…

175934_294038290701436_1879959104_o

Tarifsiz bir heyecanla bir şeyler anlatmaya çalışıyor, ( İlk kez kelimelerin duyguları anlatırken yetersiz kaldığını fark eder. ) tanımlarken eliyle birtakım şekiller oluşturuyor, yenemediğini düşündüğü heyecanını yavaş yavaş tüketmeye başladıklarımız… ( Kafasını hafiften sağa sola çevirir. ) Bir müzik yükseliyor şehirden, tam anımsayamıyorum, akşamla bir uyumu var. Sonra sesler birbirine karıştı, şehrin uğultusu. Duvara gelişigüzel sürülen kırmızı boyada kalacak fırça izleri, her bir fırça darbesi anlaşılacak kadar derinden ve istenmeyecek kadar kötü. Artık gecenin getirdiklerini ve geçmişi düşünmek istemiyorum. Gerçek miydi peki yoksa anımsama mı? Odanın tahta penceresinden gelen rüzgâr, yolun ışıkları hala yanıyor, gece geçen zamanla büyüyor ve son sigara için seçilmiş gecenin en doğru vakti. Odanın buğulu camı ve kendince anlattığı kelimeler. Değişen, farklılığı her gün giderek anlaşılan yeryüzü. Geleceği unutturan belli belirsiz görüntüler.. Sürekli olarak anıların yanılsamasıyla var olan biri. Kısa bir an, çok kısa ve anlatılan onca kelime. Ve yine her şeyin hızlıca tükenmesi, sessizlik…

@arpaslanbudak

Bu şiirin telif hakkı yazarın (M.Alparslan Budak) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

0 votes
Bu yazı Denemeler ve Hikayeler, M.Alparslan Budak kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.