Malatya Bilmeceleri…

– Yılan değil yaprak, yattığı yer toprak (ACUR)

– Bacadan sarkıttım, hocayı korkuttum (ARMUT)

– Ben ne idim ne idim
Yeşil donlu bey idim
Felek beni şaşırttı
At tersine düşürttü (ARPA)

– Babası büklüm koca
Anası yayla hatunu
Kızı dünya güzeli (ASMA AĞACI)

– Babam işler
Anam dişler (AŞ)

– Yer doymaz
Oturur kalkmaz (ATEŞ)

– Yol üstünde yarım kömbe (AY)

– Açılır kabak gibi
Uzanır kavak gibi (AYÇİÇEĞİ)

– Dal üstünde sarı tayin (AYVA)

– Kara tavuk, Karnı yarık (BACA)

– Altı tahta üstü tahta
İçinde sarı bir bohça (BADEM)

– Dal üstünde Çinli Fatma (BADEM)

– Köy içinde çıngıllı çavuş (BAKRAÇ)

– Gözemek gözemek yüzleri var

Beyler içinde sözleri var (BAL PETEĞİ)

– Bir çocuğum var
Gelen öper giden öper (BARDAK)

– Ağdır apası
Yeşil küpesi
Bunu bilmeyen
Eşek sıpası (BİBER)

– Kol kol döşek bunu bilmeyen eşek (BÖREK)

– Arşın ayaklı, tavşan bıyıklı (BUĞDAY)

– Başı bize yarar
Ortasını at yer
Kökü toprağı emer (BUĞDAY)

– Dilim dilim nar
İncecik beli var. (BUĞDAY)

– Hey a gurtlar a gurtlar
Yusuf’u yiyen gurtlar
Ayağından su içer
Tepesinden yumurtlar (BUĞDAY BAŞAĞI)

– Çimer çimer kazzığa biner (BULAŞIK BEZİ)

– Min min minare
Çin çin çinare
Ortası delik
Biz onu yeri (BUMBAR)

– Bir fırınım var ağar
İçine dört ekmek sığar (CEVİZ)

– Bir kundakta dört bebek (CEVİZ)

– Kalede kartal oturur
Kanadını tartar oturur
Kanadın altında
Beş yüz yumurta oturur (CEVİZ)

– Küçük kazanın aşı tatlı olur (CEVİZ)

– Saksağan yuvada
Kuyruğu havada (CEZVE)

– İncecik beli
Elimin eli (ÇATAL)

– Al rengine bakılır
Kadehlere dökülür
Buram buram tüterken
Önünde diz çökülür (ÇAY)

– Rengi kızıl şarap değil
Kışın fena ahbap değil (ÇAY)

– Ortadan yanar
Kanadından kan damlar (ÇAYDANLIK)

– Alçacık dallı
Yemiş ballı (ÇİLEK)

– Kendi ara aradır
Teni pare paredir (DUT)

– Serilir hasır gibi
Sürünür esir gibi (DUT)

– Bir dam kırmızı buzağı (EKMEK)

– Dört ayaklı
Bir kulaklı (EKMEK TAHTASI)

– Alçacık dağdan kar yağar (ELEK)

– Bir vururum bin dökülür (ELEK)

– Dam üstünde kar yağar (ELEK)

– İki yanı çam ağacı
Ortası hey hey (ELEK)

– Demet başı bağladım
Döne döne ağladım (EL DEĞİRMENİ)

– Aldım yerli bir yemiş
Yiyen tadını bilmiş
Kabuğunu soy da ye
Yanağını öp de ye (ELMA)

– Dal üstünde al yanak
İnanmazsan ye de bak (ELMA)

– Alaca bulaca
Sardım yamaca (FASULYE)

– Ağzı açık alamet
İçi kızıl kıyamet (FIRIN)

– Sarı öküz yatar
Kuyruğu yere batar (HAVUÇ)

– Yer altında boyalı değnek (HAVUÇ)

– Yer altında kırmızı minare (HAVUÇ)

– Tuzsuz pişen aş, köpük veren taş (HELVA-SABUN)

– Bir öküzüm var
Boynuzundan işer (İBRİK)

– İnsan yapar yapısını
Kemik açar kapısını (İÇLİ KÖFTE)

– Altı oduncu
Ortası uncu (İĞDE)

– Bir küçücük al yastık
İçine biz un bastık (İĞDE)

– Bir çuval unum var
Değirmen görmemiş
Bir direğim var
Çivi değmemiş (İĞDE)

– Hocanın kızı
Fistanı kırmızı (İĞDE)

– Torbası var
Dikişi yok
Unu var
Değirmeni yok (İĞDE)

– Allah’ını işi
Karnında dişi (KABAK)

– Çektim ip gibi
Geldi küp gibi (KABAK)

– Dam ardında teke bağlı
Kuyruğu köke bağlı (KABAK)

– Dışarısı deri gibi
İçerisi darı gibi (KABAK)

– Kara tavuk
Karnı yarık (KAHVE)

– Sürdüm kabardı
Çektim geberdi (KAHVE)

– Hanım uyandı
Cama dayandı
Cam kırıldı
Kana boyandı (KARADUT)

– Lezzet verir damağa
Kına yakar parmağa (KARADUT)

– Allah yapar yapısını
Demir açar kapısını (KARPUZ)

– Arabadan atladı
Pantolonu patladı (KARPUZ)

– Yeşil sandığı açtım
Siyah boncuğu saçtım (KARPUZ)

– Benim bir oğlum var adı Aşır
Bulduğunu bana taşır (KAŞIK)

– Deve hamama girmiş
Kuyruğu dışarda kalmış (KAŞIK)

– Dil atar damak tutar (KAŞIK)

– Kuyruklu kumbara
Ekmek taşır ambara (KAŞIK)

– Ağaç başında sarı kedi (KAYISI)

– Yemişi tatlı
Güneş suratlı (KAYISI)

– Alçacık tepe
Cıngıllı küpe (KIZILCIK)

– Dağda vardım dağmaya
Söğüt dalı kırmaya
Otuz yüzük işledim
Bir kınalı parmağa (KİRAZ)

– Yeşil dalda kırmızı boncuk (KİRAZ)

– Yeşil ile başladım, al ile işledim. (KİRAZ)

– Yeşil sapı
Mide hapı
Allah’ın yaptığı yapı (KİRAZ)

– Aşağı iner güle güle
Yukarı çıkar ağlaya ağlaya (KOVA)

– Altı ağ kaftan
Üstü kara kaftan
Daha üstü düdük gibi
Biz de onu yedik gibi (KOYUN CİĞERİ)

– Aşağıdan gelir pat pat
Kaftanı var kat kat (LAHANA)

– Bir direkli
Kırk kürekli (LAHANA)

– Ebem gelir hat hatınan
Gömlekleri kat katınan (LAHANA)

– Kat kat döşek
Bunu bilmeyen eşek (LAHANA)

– Kat katıdır kat katı
Nedir bunun hikmeti (LAHANA)

– Elimde kat kat
Ateşte pat pat (MISIR)

– Tarlada yiğitçik
Belinde divitçik (MISIR)

– Yaradanın işleri
Sırtındadır dişleri (MISIR)

– Fıstı fırık, burnu yırık (MISIR KOÇANI)

– İttim açıldı, inci saçıldı (NAR)

– Alçacık tepe
Şıngıldaklı küpe (NOHUT)

– Bit gibi burnu var
Kocaman bir karnı var (NOHUT)

– Yer doymaz, oturur kalkmaz, gider gelmez (OCAK)

– Yer altında sarı yumurta (PATATES)

– Bir karış boylu, kadife soylu (PATLICAN)

– Uzun uzun uzalar
Ot içinde buzalar (SALATALIK)

– Bir bacım var
Yüzü kırmızı (SOĞAN)

– Bir küçücük başı var
Dam dolusu leşi var (SOĞAN)

– Gümüş gibidir gömleği
Sevindirir çömleği (SOĞAN)

– Kat katıdır kat kat katı
Kırmızıdır üst katı (SOĞAN)

– Kırmızı ektim
Yeşil çıktı (SOĞAN)

– Yiyeceklerin başı
Fakirin tatlı aşı (SOĞAN)

– Bir belalı başım
Tutsuz pişer aşım (SÜT)

– Buruşuk buruşuk yüz var
Beyler içinde sözü var (SÜTLAÇ)

– Uyuşur uyuşur, ağalarla konuşur (SÜTLAÇ)

– Sekiz köşe baş değil
Başı çaydan hoş değil (ŞEKER)

– Bir kara kuzgun
Kuyruğu kendinden uzun (TAVA)

– Elemez bölemez
Ocak yanına gelemez
Gelse de geri dönemez (TEREYAĞ)

– Yer altında kara çömlek (TURP)

– Ekmeden biter
Dünyaya yeter (TUZ)

– Tepeye koy yel alır
Dereye koy sel alır (UN)

– Bir dam oğlum uşağım var
Hepsi de kıçı çöplü (ÜZÜM)

– Bir sapı var
Bin topu var (ÜZÜM)

– Bükümsüz iplik
Deliksiz iplik
Allah diziyor
Kullar bozuyor (ÜZÜM)

– Adım atmaz, yere batmaz
Yeminlidir yayan gitmez (YAĞ KÜLEĞİ)

– Karanlık odada kadı oturur (YAĞ TULUMU)

– Altı duvar üstü duvar
İçinde bembeyaz su var (YAYIK)

– İnce yemeni incitme beni
Çık çıkalım indirme beni (YUFKA)

– Akça çıkı içinde sarı altın (YUMURTA)

– El kadar bilye taşı
İçinde beyler aşı (YUMURTA)

– Önü taş arkası taş
Ortasında sarı baş (YUMURTA)

– Yiyecek dolu yapısı
Unutulmuş kapısı (YUMURTA)

0 votes
Bu yazı Ahmet Kiraz Şiirleri kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.