
Atalarımız yaşamsal araç ve gereçleri günlük hayatta kullanım alanları dışında çeşitli benzetmelerle kullanarak mana zenginliğimize söyleyiş güzelliği de ekleyip dilimize büyük katkıda bulunmuşlardır.
Bugün ben de bu girizgahın hakkını verecek olan bir söylem ile huzurlarınızdayım.
Sacayağının üçlüsü…
Muhtemelen pek çoğumuz bu tabire aşinayız.
Bir varsayımdan öte gitmese de şahsen ‘’ Mahşerin Üç Atlısı ‘’ tanımlamasının da ilham kaynağının sacayağının üçlüsü söylemi olduğunu düşünmeden edemiyorum.
Bunun nedenini de kendi öz unsurlarımızın zamanla arkaik kalmasına göz yumularak unutulmaya yüz tutulmasına bağlıyorum.
Birlikteliğin ve bağlılığın temsilini en iyi şekilde yapacak bu ifadelerin görsel tarafı olan sac figürünün günlük hayatımızdan çıkmasıyla birlikte dilsel zenginliğimizin bir söylemini de yavaş yavaş eski tabirle sergene yana rafa kaldırmaya başladık.
Tam bu noktada Bir Türkmen Atasözü ile bu hususu örneklendirmek istiyorum.
Sacın ayağı üç olur, birbirine güç olur, biri kırılsa hiç olur…
Özetlemek gerekirse özümüzü öz ile yaşatmak gerek.
Yukarıdaki Türkmen Atasözümüzün yeni nesillerimiz tarafından anlaşılırlığını sağlamak için sacayağını görselini de yazıya ekliyorum.
Kullanımını da aktarmak artık size düşer.
Selametle…
Ahmet KİRAZ





