
İhmal edilenlerin çağında son zamanlarda ilgi gösteremediğim şiir molasının nadide müdavimlerine selam olsun. Umarım sıhhatiniz, keyfiniz ve işleriniz yolundadır.
Kalitesi düşen, yaşanmışlıklarında oldukça sıkıntılar olan ve neredeyse dünün monotonluğunu dahi arar olduğumuz vakitlerden geçmekteyiz.
Bugün bu yazıyı yazmaktaki gayem bilhassa son iki aydır bana yaşadıklarımın hissettirdikleri ve benim gibi aynı his duvarında sanki duraksamış bir vaktin yoğunluğu ile yorgunluğunu hisseden başka birileri de var mı merakı oldu.
Aslında merak da değil bu…
Sadece gözlerin söyleyip dilin devreye girmediği evetlerin sesli yankısı, aynı evde dahi sesin unutulduğu ve her şeyin gözlerden anlaşıldığı garip bir yalnızlık kaçışı bu.
Tam olarak da kastım ve dile getirmek istediğim şey de bu kaçış…
Herkesi ve her şeyi tesirsiz görmenin sessizliğinde onca sesi, onca kalabalığı görmezden gelip bir yaşlı insan yanlızlığın penceresinde anlamsız bir gülümseme ile hayatı izlemek.
Vay be !!!
Nerede gönlümü hoş tutan eski fotoğraflar
Ter düşmeden sırtımda biten annemin mendili
Çocukluğum
Düşünce, kaygı nedir bilmediğim günlerim
Geçtim onları dahi geçtim
Ezberimi unuttum
O yaşanmışlıklar türküsünü
Sayısız kez okuduğum ve içimi hoş tutan o mısraları
Tesirsizsin dünya
Her şeye rağmen gönlüme ferahlık veren
Yüreğimde ben buradayım diyen rabbime her daim hamd olsun
Ahmet KİRAZ





