bir masal yazardım gecenin sessizliğinde
ısrarla birileri okusun isterdim
duygular akardı yüreğimden kalemime
sanki zehir gibi mürekkep içerdim
sigaramın dumanı gibi
çekerdim dertleri içime
doğan her yeni günde bir umut gibi
ağlardım şu garip halime
kulaklarım türkümü söyleyen martılarda
gözlerim daima akıp giden denizde
tuz basardım kanayıp duran yarama
bir türlü “yeter bitsin” diyemezdim kendime
hep birini beklerdim arşın yükselen şehrinde
batmakta olan güneşin ardında
yüksek dağların tepesinde
bırakırdım kendimi hayallerin ülkesine
bir ses duyardım karanlık sokağımda
sanki aradığımı bulurdum kayıplar ortasında
umudum derdim sarılırdım o sese
meğer atmışım kendimi alev alev ateşe
kimine hayatın en güzel yüzü görünür
kimine feleğin tokatı
kimine kader yaşarken ölümdür
kiminin canavarı binbir başlı
ben geçemedim bu girdaptan
bir masal ki
düz yolu yok
hep yokuş hep taşlı
İbo ÇİFTÇİ






