
Yine yeni yetme bir curcuna bizimkisi.
Bizim mahallenin aşağı sokağında
Ağır aşktan yükümlü suç işleniyormus.
Bizim kente gece çökünce
Bütün evler sokağa dökülür.
Elleriyle şair olunur duvar çocukları
Bak, bir beyaz duvar , uzunca
Sanki bekler gibi bir baharı, çiçeksiz…
Sen bir renk seç, en şiirinden
Ben seninle birlikte boyarım
Ben bir garip kuşum, yeşilinden kanadı
Bu kaldırım yükü sarhoşluğu
Öğle vakti kuru yaprağını süpürür çöpçüler
Ellerimizde sarı yeşil kalemler
Bir baharı cizeriz yeryüzüne
Güneş doğunca, bak her yer şiir.
Ellerin , tarifsiz bir kaşıntı avuç boşluğunda
Öteki elin habire alnına dayar tokatı
Dilin, hangi masalın ucunda şimdi?
Sanki gözüm iskalasa seni,
Yüz yıllık bir uykuya düşeceğim.
Sabaha karşı siren sesleri duyulur elbet.
Dedim ya, ağır aşktan müebbet bu sokaklar.
Uzunca bir duvar; beyaz, gri…
Elleri arkada götürülür duvar çocukları.
Kim daha çok severse,
En güzeli o boyar
En güzel kim boyarsa ,
En büyük suç onun.
Ama sen nerede isen,
Benim sokağım orasıdır elbet.
Icınde tasiyamayacagin kadar yük binerse
Ben omzumu sana yaslayacağım o vakit.
Ellerin ağır ve tutamazken ötekini,
Ellerin olacağım sana, sıcak.
Bak gökyüzü inmiş yere doğru.
Başını ayaklarına doğru eğ ,
Aşağı bak,
Bu bulutlar, bu mavilik
Hepsi biz…
Başını kaldırmak zor gelirse sonra
Merak etme, seninle birlikte yürüyeceğim .
Bak, rengarenk tüm sokak…
Ji





