Gül deste baksan ya şimdi,
Tam da dertlerin ikindisindeyken ben.
Yanar bütün küller,
Küllerinden doğan kederler…
Batar bir daha asla doğmamak üzere,
Uzak ve soğuk düş yongası kamer.
Pür-ü pak yüreğine hasrettir olsa olsa,
Şu göğüs kafesimin solunda baş gösteren,
Ama tüm ruhumu esareti altına alan yangın,
Kor,
Keder,
Zifiri koyu hasret…
Sana olan özlemim,
Elbette cefa gerektirir,
Uzak özlenmişlikler…
Yetmez mi bu kadim uzaklık,
Yetmez mi,
Yüreğimde esen ince sızılı,
Sabahı da kandıran şu geceden kalma yeller…
Oysa bana bir bakışın yeter.
İçimi dışımı aydınlatan,
Henüz hiç bir dilde,
Hiçbir lügatta tanımlanamamış,
Gül gülistan gülüşün…
Ve sen gülerken,
Sabahına uyanmak istemediğim günlerin gecesi,
Aniden bahara çalar.
Duymamak,
Hatırlamamak için kapadığım kulaklar,
Sevdanın serzenişini dinlemek için,
Havanın zerreleriyle yarışır…
Kimse sana olan mutluluğumu,
Duyuran cıvıltıları duymasın diye…
Aslında sevgi-li,
Sen bak,
Sen gül diye tüm bu isyanım,
Benim baharla yazla,
Havayla suyla bir hesabım yok.
Nimet kadar kutsallığının kıyısına uzanıp,
Biraz sen çekmek için,
Hiçbir doktorun çare bulamadığı,
Sen bulaşmış yüreğime…
Sensin çarem işte,
Neden duymuyorlar beni?
Sen diyorum susuyor,
Tüm sessiz gölgeler.
Gölgelerde sabahlayan insanlar.
İnsanlar bilmiyorlar…
Sana olan vurgunluğumu…
Bilmiyorlar sevgi-li…
…
…
Bu şiirin telif hakkı yazarın (Sezai ORUK) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.





