Gül ve İrin

‘ben gülden döndüm ey irin

bana hazan çektirme ‘

bir usul serzeniştir bendeki

gözleri gözlerine darılan

şimdi

ruhunu eski sefaradlara çoktan satmış

ve kalbimin dekoltesinin üzerine

çırılçıplak yatmış

yeni bir aşkla yad ediyorum seni

şimdi

sensizliğe alışmış gibiyim

geride bıraktığın enkazdan doğar gibi

sen, sığındığın o omuzlarda

kendine iyi bak / ama e mi!

terli bir gece bıraktım

koynundaki çocuk düşlerine

ömür boyu hasmım oldu sevda

ve akıp gitti kayıp bir kentin

terli topraklarına usulca

kadife bir sessizlik kaldı sonra

dudaklarım her değdiğinde çekip gitmelerine

oysa sen geldiğinde

ırmaklar ağlaşarak dökülürdü denizine

şimdi o ırmaklarda terk ediyor susuzluğumu

teklifsiz girdim mabedine

provasız gezindi ellerim gülkurusu teninde

kadim bir dostu kucaklar gibiydim; sımsıkı

serçe kanadıydım; pür telaş

bir ağıt yükseliyor şimdi sigaramın dumanından

artık kalbinin kumasıyım

yüzleşmeye korktuğun boy aynasıyım

ama boş ver, sen aldırma

dudaklarının sarp yamaçlı kıvrımları

beni de uçurumlarına sürükleyecek nasıl olsa

ister dahili bir bedbaht de bana

ister harici bir ulak teranesi

ister optik bir yanılsama ya da sensör körlüğü

ister algıda tahammülsüzlük ya da kanadı kırık kuş merhamet ister*

ama bunu söyleyince

Sultan Ahmet’in her daim aç güvercinleri gelsin aklına

ki; kanadı kırılmış bir güvercini barış dilenirken gördün mü hiç

tıknaz bir nefesin kokusundaki açlık say beni

sırtı terlemiş bir amelenin fotosentez çatışmalarını

sınıfa dair muştulu günler beklemesine say

ya da sayma boş ver, sen aldırma

ihtilalimin ürkek bakışlı saçları

yarım asır evvel kırlaşmıştı nasıl olsa

‘dağ gibi meskenler söktüm

ikamet ettiğim her aşktan

kavlin kavlime küsmüş

sebepsiz değil yani iç çekmesi dağların’

zehir zıkkım şimdi saatler

birazdan öleceğim / birazdan öleceğiz

birazdan tasviri düşlerimde caiz olan aşkın

tabirde can alacak

özne yükleme savaş açacak birazdan

şair kalemin ucunu

namlu gözünü budaktan sakınmayacak

birazdan tarafsızlığını bozacak dualar

(keşke babamız halife olsaydı)

son söz yerine;

ben gülden döndüm ey irin

bana hazan çektirme …

*Sezai Karakoç, Mona Rosa

Bu eserin telif hakkı yazarın (Yılmaz KELEŞ) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

0 votes
Bu yazı Şair Durağı kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.