Unutulmaya Yüz Tutmuş Yüzler…

176687_299373386834593_1049682713_o

Derdim gökyüzüyle değil, bulutların anımsattıklarıyla. Başka bir şey gelmiyor aklıma, sadece siyah, bir şekil belirmiyor. Yağmur çiselemeye başlıyor. Tüm şehir ıslaklığın verdiği rehavetle gündüze göre daha sakin. Bütün şehir ölüme kör, sadece bir koşuşturmaca heyecanı. Buradan bakınca hepsi anlamsız geliyor. Üst üste yıkılmış izlenimi veren binalar. Odanın üç tarafında penceresi olan küçük bölüme doğru uyuşuk adımlarla geçtim, yağmur yağmaya devam ediyor, çok ısrarcı değil, sakin ve tane tane, bir damla daha kayıyor pencereden. Zaman zaman her yağmur damlasının bir şeyi andırdığını düşünüyorum, kendimce farklı anlamlar yüklüyorum. Garip bir duygu. Yoksa bu her baktığımda farklı anlamları barındıran bulutların bana bir şeyler söyleme şekli miydi, bilmiyorum. Çünkü onlarda kayıp, yitik ve geri getirmek isteyip de getiremediklerini görüyorum. Bir şehir, yüzü unutulmaya yüz tutmuş bir kişi, çok öncedendi. Kaybettikten sonra pek de önemi kalmıyor aslında, kayıp, bendeki anlamı yokluk. Ama her yağmur bunları bir kez daha bana taşıyor, umut taşıyor. Yağmur damlaları bulutlardan bana ulaşan bir armağan mı yoksa? Bir damla daha düşüyor.

….

@arpaslanbudak

Bu şiirin telif hakkı yazarın (M.Alparslan Budak) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

0 votes
Bu yazı Denemeler ve Hikayeler, M.Alparslan Budak kategorisine gönderilmiş ve ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.