Düşten Düşüşe…

Gece düşümde bir düştüm. Sonra düş kırıklıklarımdan birine takılıp düştüm. Dallarında bülbüllerin şakıdığı cennet ağacına Adem’le Havva’nın ihanetini gördüm ve kendi düşümden kovuldum. Dünyaya düştüm, akabinde şaşkınlıklar benim üzerime.. Derken bir keşfe çıktım. İnsanı hayrete düşüren şeyler gördüm. Ve bir kuş. Cennet ağacı bülbüllerini anımsadım. Düşümün kırıldığı yerden bir sızı yokladı beni. Ve sonra bir şey fark ettim. Bir engel. Kuşun önünde demirden teller. Bir kafes. İstemsizce elim kendi göğüs kafesime gitti. Ama hayır, aynı şey değil ikisi. İçimi koruyan bir şey bu. Engel olan değil. Kafesin içinde bir kuş gördüm, kendi düşünde hapis kalmış bir kuş. Sonra ona engel olanın demir teller değil bir insan olduğunu anladım. Özgürlüğü kafese kapatmışlar. Ademoğlunun bilmem kaçıncı hatası..

Düş kırıklıklarımın bile kırıldığını gördüm. Düşlerin ne denli üzünçlerle düşüşe geçtiklerini. Aklımın orta yerine şunu not ettim. İlk hataya bakıyordu her şey. Gerisini toparlayamadık. Düşler düşüşlere geçti, düş kırıklarından her yanımız kesik, kanlar içinde. Bülbüller yok, kafeslere konan kuşlar küsmüş. Artık ötmüyorlar. Bunu da not edelim. Birinden bir güzelliğini çaldığınızda diğerlerini size sunmuyor. Tebrik ederim. Kendinize ilk cezanız. Şimdi müsaadenizle düşümden düşme sırası sizde..

Yeni düşlere..

Bu eserin telif hakkı yazarın (Mavroliva) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

0 votes
Bu yazı Denemeler ve Hikayeler, Mavroliva kategorisine gönderilmiş ve ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.