İnsan Olmaktı Önemli Olan…

” Merhaba genç bayan ” diyen bir sesle başımı okuduğum kitaptan kaldırdım. Sesin geldiği yöne doğru baktığımda, esmer, gözlüklü ve saçları beyaz olan elli beş yaşlarında bir beyefendi gördüm.Yüzünde kocaman bir tebessümle bana bakıyordu ve bizim buraların insanına benzemiyordu. Ben de ” Merhaba amcacım” diye cevap verdim.Genişçe gülümseyen amca ” Ben Profesör Doktor Erkan Türkmen. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Batı Dilleri bölüm başkanıyım.” dediği anda az önce kendisine ” Amca” diye hitap ettiğim için utanarak ne diyeceğimi bilemedim. ” Sene bin dokuz yüz …” diye başlayan bir yıldı, hangi aydı hatırlamıyorum.O zamanlar Konya Selçuk Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünde okuyan bir öğrenciydim. “Üniversite öğrencisi kanunları” ndan biri olan, vizelerden sonra ” Ailenin yanında dinlenme ” maddesine uymak üzere Konya’dan Bursa’ya giden otobüsteydim.Otobüs iki katlıydı ve ben üst katında en önde oturuyor,kulağımda Sezen Aksu’nun kasetten çalan sesi olmak üzere, sanki bulutların içine doğru yolculuk ediyormuşum gibi bir hisse kapılıyordum.Arada bu histen sıyrılıp, üniversite öğrencilerinin ikinci el kitap aldığı,bol bol fotokopi çektirdiği Rampalı Çarşıdan aldığım , Jane Austen’ın Pride and Prejudice adlı romana göz gezdiriyordum.İşte o anda iki koltuk ötemde oturan “amca” Profesör Doktor Erkan Türkmen bana seslenmişti. ” Şaşırdığını görüyorum genç bayan.Seni anlıyorum, çünkü genelde profesörler kendini beğenmiş olur, öğrencilerle böyle sohbet etmezler. Ne olmuş sanki profesör oldularsa , bir türlü anlayamıyorum. ” dedi hâlâ gülümseyen yüzüyle.O an konuşmaya ne katacağımı bilememiştim, çünkü şaşkınlığımı atamamıştım. Bunu farketmiş olmalı ki, elimdeki kitaptan İngilizce bölümünde okuduğumu anladığını söyledi ve arkasından bana Profesör Doktor Mina Urgan’ın İngiliz Edebiyatı Tarihi adlı beş ciltlik eserini okumamı tavsiye etti.Bursa’ya gittiğimde ilk işim o eseri almak ve sonra okumaya başlamak oldu.Tıpkı Prof . Dr. Erkan Türkmen’in de dediği gibi, İngiliz Edebiyat Tarihini çok güzel, eğlenceli bir dille anlatıyordu Mina Urgan,zevkle okudum.Fakülteye geri döndüğümde , İngiliz Edebiyatı dersinden olduğumuz finalde , sevgili Halime Hocamızın Charles Dickens ile ilgili sorduğu soruya uzun ve ayrıntılı bir cevap vermiştim, bu cevabı çok beğendiğini hocamız sınıfta söylemiş, ben de çok mutlu olmuştum. Konuyu buradan hemen Erkan Hocama döndürmeliyim, çünkü asıl anlatmak istediğim,o günkü mütevazi davranışıyla bana hayatım boyunca unutmayacağım bir şeyi öğretmiş olmasıydı : Makam,mevki, ünvan değil önemli olan,yaratılanı sever Yaradandan ötürü insan olan.Bu dünya kimseye kalmaz olsan da Sultan,ölünce giydiğin kefen herkesle aynı olur , yaşarken ne giydiğine bakmaz ki seni yaratan.
Dipçe : Prof. Dr. Erkan Türkmen 1943 Hindistan Peşaver doğumludur.Çeşitli üniversitelerde Hindistan Türk Tarihi , Urdu Dili ve Edebiyatı,İngiliz Dili ve Edebiyatı Tarihi,Türkçe İngilizce Karşılaştırmalı Edebiyat ( Mevlana ve Shakespeare; Yunus ve Blake’de mistik düşünceler ) ,İngilizce Şiir Tahlili,Farsça- Türkçe Karşılaştırmalı Edebiyat,İngilizce ve Farsça gibi dersler vermiş olup halen Konya Karatay Üniversitesinde Yabancı Diller Koordinatörüdür. Mevlana ve Şemsle ilgili yazdığı İngilizce ve Türkçe kitapları mevcut olan Erkan Türkmen , Rumi Erkan diye de bilinir.

Bu eserin telif hakkı yazarın (Tülin KİPER) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

0 votes
Bu yazı Denemeler ve Hikayeler, Tülin KİPER kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.