Kanadından Yaralı Kelebek…

DSC_0906

“Kanadından yaralı olmak ne demektir bilir misin?” diye sordu küçük kelebek. Gece siyahı gözlerinde gizemli bir hüzün vardı. “Bilmem, çünkü hiç kanatlarım olmadı” diye cevap verdim. Bir kelebekle konuşuyor olmamın şaşkınlığı yoktu üzerimde, çünkü daha önce de kedi ve köpekle konuşmuşluğum vardı. “Güneş ışığı bizim yaşam kaynağımızdır” diye devam etti kelebek, kanatlarında tüm dünyayı taşıyor gibiydi, “Kanatlarından yaralı olduğun zaman işte o güneş ışığını iliklerine kadar hissedemezsin, eksik kalırsın”. “Ama yaralı olsan da aynı diğer kelebekler gibi kanatlarınla bulutlara dokunuyorsun ve çiçeklerin üstünde aynı neşeyle dansediyorsun”, kelebeğin gözlerindeki hüzün sesime yansımıştı. “Görünen öyle, ama bunları yapmak için diğer kelebeklerden daha çok çaba sarfediyorum”, minik minik tüyleri güneş ışığı altında ışıl ışıl parlıyordu. “Pek çok insan gönlünden yaralandığında hayatının tüm pencerelerini güneş ışığı almamak üzere sıkı sıkı kapatır, karanlığa çekilir. İnsanın kanatları da gönlüdür, yaralı halde uçamaz”, sanki zaman durmuştu, çenesi düşük cırcır böcekleri dahi ötmüyordu. “Biz kelebekler arasında siz insanların bu garip hali çok konuşulur zaten”, kelebeğin sesinde ince bir alay sezmiştim. “Yaşamak güçlüklere karşı göğüs germek demektir. Kanatlarından yaralasan da bir çiçeğin üzerinde tüm zarafetinle durabilmek, özgürlüğünden ödün vermeden göğe uçabilmek demektir. Bir de bize sık sık ömrümüzün kısa olduğunu söylersiniz, oysa bize göre tam bir ömürdür yaşadığımız”, kanatları kıpırdamaya başlamıştı, sözlerini tamamlamadan uçacağından korkmuştum. “Siz insanların ömürleri bizden uzun oluyor da ne oluyor, şu dikenlere takılıp yaralanan kanatlarımız bile size bir şey anlatmıyor. Sahi, yaşıyor mu sanıyorsunuz siz kendinizi?”, dedi ve aniden havalandı. Tek bir söz dahi söyleyememiştim, çünkü haklıydı filozof kelebek. Çoğumuz gönlümüz yaralandığında bir kenara çekilirdik, bulunduğumuz halden kurtulmak için en ufak bir çaba dahi göstermezdik. Yaralı bir kelebek kadar bile…

Bu şiirin telif hakkı yazarın (Tülin KİPER) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

0 votes
Bu yazı Denemeler ve Hikayeler, Tülin KİPER kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.