Ağustos Güneşi…

Akşam güneşi vuruyor yüzüme..
Arabanın camı yarıya kadar açık,yakıyor suratıma vuran güneş.
Hareket halindeki aracımızın uğultusu kulaklarımı çınlatıyor.İçeriye giren rüzgar arkadan topladığım yüzüme dökülen saçlarımı gözlerimin önüne savuruyor.
Gittiğimiz yollar çalkantılı aklım gibi harap olmuş bakımsız ve ıssız,yanından geçtiğimiz tarlalar uçsuz bucaksız.Kimi yeşil kiminin verimsizlikten olsa gerek siyaha çalmış rengi.
Aklımda ne var bilmiyorum, hiç bir şey düşünemiyorum.Hatta kendimi kapattığım cam kenarında ne düşündüğümü düşünüyorum.
Az sonra bir mezarlıktan geçtiğimizi fark edip avuçlarımı açıyorum, dua etmeye kalmadan hızla uzaklaşıyoruz.Birden aklıma ölüm geliyor. Kendi ölümünden korkmadığımı fark ediyorum,sevdiklerimin acısı ağır basıyor.
Bir anlık çelişkili duygular yükleniyor boynuma.
İşlediğim günahlar gözlerimin önüne diziliyor.
Ve güneş inadına suratımı kamçılıyor
Cehennem sıcağına alıştırırcasına…

..

Bu yazının telif hakkı yazarın (Suna SUCU) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

0 votes
Bu yazı Denemeler ve Hikayeler kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.