Acıya Resim Olmak Sednaya Hapishanesi…

Yazma isteği her zaman kendini ortaya çıkarmaz.

Maalesef ortaya çıktığı zaman da bazen olumlu netice ile sonuçlanmaz.

Bu gelgitli kararsız durum içerisinde daha ötesinde hissiyat türevleriyle de karşılaşabilirsin.

Kimi zaman duyguların yükünü kelimeler kaldıramaz, kimi zamanda kelimelerin yükünü duygular…

Ve her ne hikmetse bu boğulmaca ilk cümlede kendini gösterir.

İşte ben de yukarıda bahsettiğim tüm hususların sirayetini bedenimde dün hissettim.

Suriye Sedneya hapishanesindeki görüntüler, anlatılanlar ve hapishaneden çıkanlarda o yaşanmışlıkların tazeliğinin tezahürüne izleyerek şahitlik edince herkes gibi çokça duyguyu bir arada bedenimde barındırıp yazmak istedim.

Fakat yazacaklarımı kolaylıkla terennüm edecek hissiyata sahip olduğumu bilsem de bir türlü o ilk cümleyi yazamadım. Bilinmez ama belki de yazabilme eylemi bugüne nasipti.

Son yıllarda acıya o kadar tanıklık etti ki insanoğlu.

Süregelen hüzünler an geldi yaşamanın önüne geçti.

Fakat bu Sednaya hapishanesindeki görüntüler zihnen hangi sıfırlamayı yapsan da ömür boyunca akıldan çıkmayacak türden.

Her karede zulüm, çaresizlik ve sefalet.

Her karede kederin verdiği bir lekelenme.

İzlerken umuda da denk gelsen acı kokuyor.

Tarih tarihe not düşerken bizim de Rabbimizden niyazımız bir daha zalimlere fırsat verdirmemesi ve bu kaotik ortamda ülkemizin dirliğini, birlikteliğini ve mevcudiyetini daha güçlü kılmasıdır.

Rabbim yardımcımız olsun.

Ahmet KİRAZ

0 votes
Bu yazı Ahmet Kiraz Şiirleri kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.