Umut…

Puslu gecenin koynundayım
Yanımda bir tutam hüzün,
Kırık kalemim müsvedde kağıdım
Ranzanın altındaki tıkırdayan fareyi saymazsak
Koca bir yalnızlık,
Dört duvar arasında görüş günüme de daha iki gün var
Bakalım bu defa gelecek mi Adıyaman tütünüye
Gümüş tabaka, bayramı bekleyen çocuklar gibiyim
Mutlu olmaya bahane arıyorum
Yaşlanıyorum,belkide öleyazıyorum
Arada kul cıvıltısı duyuyorumda yaşadığımı hissediyorum
Özgürlüğü özledim, yaşamayı,sevmeyi,sevilmeyi
Tel örgü arkasından sevda da olmuyor
Ama dilimde hep bir sevda türküsü
Yüreğimin köşesinde berisinde kaldı sevda kırıntıları
Denizi özledim,Kireçburnu’nda Yunus yarışları olurdu
Temmuz oldumu sabahın 10 unda başlarlardı
Denizle sevişmeye yunuslar
Şükür ki elimde var bir kaç kare de unutmadım
Denizi,
Birde gökyüzünü özledim,gürlemesini,çiçek açmasını
Ağlamasını,hatta güneşten mahrum etmesini bile
Bir tek sureti insan kalbi zehir zemberek
Kalbinin pisliği yüzüne yansıyan zat-ı zerzevatları
Özlemedim.
Şu bedbaht mahpus damında
Derdimi anlamıyor kimi zamanda dinlemiyor
Duvarlar.
Kaybettim herşeyimi belki de,kaybetmediğim
Bir canım birde umudum kaldı.

Bu şiirin telif hakkı yazarın (Hasan Hüseyin AKTAŞ) kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

0 votes
Bu yazı Hasan Hüseyin AKTAŞ, Şair Durağı kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.